giordes rug etiketine sahip en yeni yayınlar gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
giordes rug etiketine sahip en yeni yayınlar gösteriliyor. Daha eski yayınları göster

Pazar, Ocak 25, 2009

Bandırma halısı

Şu yalan dünyanın içinden yürüyüp geçerken, hayat sandığımız kısır bir bataklığın içinde debelenip dururken, etrafımıza bakmıyoruz çoğunlukla. Zarif ayrıntılar modern yaşamın nesli tükenen garabeti haline geliyor her geçen gün. Geçen haftasonu her zamanki kitapçıma uğradığımda bu zarif ayrıntılardan biriyle daha karşılaştım. Bu renksiz şehrin nesi meşhurdur, karakterini tanımlayacak nesi vardır diye tartışır durur yıllardır şehrin az buçuk mürekkep yalamışları, kitapçı Rahmi ağabeyden öğrendiğime göre meğerse bizim koleksiyonerlerin gözdesi bir halı geleneğimiz varmış!

1900'lerin başına kadar Bandırma halısı kendine özgü deseni, kaliteli dokuması, ipek ve benzeri lüks kumaşlardan imal edilmesi ile takdir gören, aranan bir halı türüymüş. Türkiye'de eskiden ticari amaçla dokunmuş halıların başlıcalarının üretildiği yöreler arasında Uşak, Feshane, Sivas, Gördes, Bor, Konya-Zile, Kırşehir, Mucur, Ladik, Bandırma ve Kayseri var. Günümüzde ise yeni imalatçılar Kayseri, Hereke, Sultanhan, Niğde ve Yörük halıları dokuyorlar. Bandırma'nın da bulunduğu Güney Marmara'da ve İç Ege 'de 17. ve 18. yüzyılda halıcılık alanında şaheserler yaratılmış.

Bandırma halısının ortasındaki sütun benzeri iki figür en önemli noktası, Bandırma'nın imzası gibi bir şey, halının Bandırma olup olmadığı o desenden anlaşılıyor. Bandırma'da halı geleneği aslında padişahın ünlü Gördes halılarının başka vilayetlerde de üretilip pazarlanması emrini vermesiyle başlıyor.

O dönem, bölgede halı işine özellikle Ermeni'ler ilgi gösteriyor, Gördes halısına Bandırma karakterini kazandıran Ermeni'ler oluyor, yöredeki Ermenilerin asıl kökeni Kayseri ve Sivas, Gördes tarzına Kayseri tarzı da ekleniyor, bu konudan anlayan birisi değilim ama Bandırma halılarının sık ilmekli dokunması Kayseri halılarının dokumasından örnek alınmış sanırım. Şehir içinde, Ermenilerin de yaşadığı Hacıyusuf mahallesinde ve körfezin karşısında o zamanlar bir Ermeni köyü olan Tatlısu'da dokuma tezgahları tehcire kadar harıl harıl çalışıyor. (Tatlısu ve civarındaki köyler imamından çiftçisine kadar demokrat, devrimci gelenekten gelen insanları ile, kimliğinden, giyim tarzından, yaşam tarzından ödün vermeyen Pomak'ları ile bugün de farklı konumunu koruyor. Köy, yakın geçmişinde bir köyden daha fazlasını barındırıyor. Bir dönem yazlıkçıların çok rağbet ettiği sahili ise fabrikalar yüzünden ölmüş durumda, bu yüzden eskisi kadar ilgi görmüyor)

Bandırma savaştan büyük zarar görüyor, şiddeti had safhada yaşıyor, Yunan ordusu ile girişilen çatışmaların en çok yoğunlaştığı yerlerden birisi, Yunan askerlerince camiye doldurulup yakılan Türkler'den bugün Yunanistan'daki bazı kitaplarda dahi utançla söz ediliyor, bölgedeki Rumlar da savaşı en yakıcı haliyle yaşıyor, çok büyük bir Rum nüfusu yerinden yurdundan oluyor, kiliseler, köyler, bağlar yerle bir oluyor, yanıyor. Yunan ordusunun geri çekilirken şehri neredeyse tamamen yakıp ta gitmesi şehrin bugünkü kimliksizliğinin, mimari yoksunluğunun en büyük nedenlerinden. Ermenilerin durumuna gelince, bölgede tehcir devlet eliyle uygulanmamış, Doğu'da yaşananlar burada görülmemiş ama yine de söz konusu ortamdan tedirgin olan Ermeniler Doğu'daki ile aynı hızda olmasa da bu toprakları terk etmişler. O dönem çok sık raslanan çapulcu köy çetelerinin, zaten tehcir ortamından korku ve paniğe kapılmış Ermeni halka topraklarına konmak amacıyla uyguladıkları baskı da bu terk edişte büyük rol oynamış elbette. Açıkça sürülmeseler de bu insanlar yıldırılmışlar.

Sonuçta Ermenilerin gidişiyle Bandırma halısının da sonu geliyor, bazı Türk aileler devam ettirmeye çalışsa da uzun ömürlü olmuyor. İlginçtir, halının deseni ve dokuma stili Pakistan'da çok tutuluyor ve nasıl olduysa bazı ufak değişikliklerle ve az miktarda da olsa Pakistan'da Bandırma halısı üretimi günümüze kadar gelmiş.

Bandırma'da üretilmiş gerçek Bandırma halıları ise artık çok çok nadir bulunuyor. Koleksiyoncular için oldukça değerli. Çok daha değerli, daha gösterişli halı ve kilim çeşitleri de var elbette, anladığım bir konu da değil ama yaşadığım betonlaşmış, örselenmiş, hafızası silinmiş kentin kimliğine dair bu güzel ipucu benim zihnimde değerli bir yer edindi.

İlk resimde gördüğünüz halıya http://www.tribalcollections.net adresinde rasladım. Karakteristik sütunları ve soluk renkleriyle tam bir Bandırma halısı. 2. resim Gördes halısı, 3. ise bir Sivas halısı. Aradaki benzerlikler anlaşılabiliyor. Resimlerin üzerlerine tıklayıp desenleri incelemek için büyütebilirsiniz.