Audre Lorde

Audre Lorde. Muhteşem. Onunla ilgili birşeyler paylaşmak isteyen, söyleyecek sözü olan, ve bu çevirilere itirazı olan - katkı sunmak isteyen varsa lütfen, lütfen yazsın. İngilizcem o kadar da iyi değil, şiir çevirmek te zor iş, ayrıca bazılarının çeviri şiire karşı olduğunu da biliyorum, bazı yerlerde çuvallamış, farkında olmadan çok ciddi çeviri hataları da yapmış olabilirim. Ama "öteki"liklerini ruhsal bir güce çeviren, abide bir hayat süren bu muhteşem kadın, büyük aktivist, olağanüstü güçlü ses Türkçe'ye kazandırılmamış sanırım bugüne kadar, bence bu büyük bir kayıptır, ben en azından internette Audre Lorde'un hiçbir işinin çevirisine, ya da çevrilmiş bir kitabının izine rastlayamadım. Böyle bir çeviri varsa ve gören, okuyan olduysa bunu da bildirsin lütfen. Ben onun yazdıklarıyla daha fazla haşır neşir olabilmek, sesini Türkçe de duyabilmek istedim, kendi keyfim için uğraştım yani, şu an için bir iddiam yok, daha fazlasına vakit ayırabilir miyim ve donanımım yeter mi henüz emin değilim. Dediğim gibi, yardımlarınızı bekliyorum.
----------------------------------
Korkudan ölmediğimize şükür için bir dua
Kıyıda yaşayanlarımız için
bıçak sırtında ve yalnız
boyun eğemeyenlerimiz için
rüyalar geçip giderken
koridorlarda gidip gelenler
iki şafak arasında
içeri ve dışarı bakarak
hemen önce ve sonra
geleceği doğurabilecek bir şimdi arayarak
çocuklarımızın ağızlarındaki ekmek gibi
böylece onların rüyaları
bizimkilerin ölümünü yansıtmayacak:
Korkuyla bastırılanlarımız için
alınlarımızda soluk bir çizgi gibi
korkmayı öğreniyoruz daha ana sütü içerken
korku bir silah
güvende olmanın ilüzyonu
ağırtopların bizi susturacağını umarak kullandıkları
Hepimiz için
bu an ve bu zafer
Hayatta kalmayı beklemiyorduk.
Ve güneş yükseldiğinde korkuyoruz
kalmayabilir
güneş battığında korkuyoruz
sabaha yükselmeyebilir
karnımız doluyken hazımsızlıktan korkuyoruz
karnımız boşken
bir daha asla yemek bulamayacağımızdan
sevildiğimizde korkuyoruz
sevginin tükeneceğinden
yalnızken korkuyoruz
aşkın bir daha hiç geri gelmeyeceğinden
konuştuğumuzda
sözlerimizin duyulmayacağından korkuyoruz
ya da hoş karşılanmayacağından
sessiz kaldığımızda da
halâ korkuyoruz
Öyleyse konuşmak daha iyi
hatırlayarak
hayatta kalmayı ummadığımızı
----------------------------------
Bekleyiş
14'ümdeyim
ve tenim ihanet etti bana.
Vazgeçemediğim şu oğlan
parmağını emiyor halâ gizli gizli.
Dizlerim neden hep bu kadar solgun?
Ya ölürsem sabah olmadan!
Ve annem yatakodasında,
kapısı kapalı.
Dans etmeyi öğrenmeliyim
yaklaşan partiden önce.
Odam benim için çok küçük.
Sanırım mezuniyetten önce ölürüm,
üzüntülü ezgiler okuyacaklar ardımdan
ama sonunda hakkımda gerçeği söyleyecekler.
Hiç bir şey yapmak istemiyorum,
yapılması gereken çok şey var.
Ve annem yatakodasında,
kapısı kapalı.
Kimsenin durup düşündüğü yok
benden yana.
Matematik takımında olmalıydım,
notlarım o çocuğunkilerden iyi.
Neden pantolon askısı takmak zorunda olan benim?
Yarın giyecek birşeyim yok.
Büyüyecek kadar çok yaşayacak mıyım acaba?
Ve annem yatakodasında,
kapısı kapalı.
----------------------------------Kendimi kendim tanımlamasaydım eğer, başkalarının fantazisinde sıkışırdım ve benliğim diri diri yenirdi.
Bağlantılar:
1. Quotes
2. A Litany For Survival
3. Hanging Fire
4. Audre Lorde kimdir? (İngilizce Wikipedia maddesi. Yakında tarafımdan Türkçe'ye çevrilecek :)
